SAVRULMADAN........

17/2/2006 · Kategori: BEGENDIGIM SARKI SOZLERI

savrulmadan ruzgarınla,kavrulmadan atesınle olur olmaz dertlerınle yıne bana don......

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

gazete paylaşımı..

15/2/2006 · Kategori: OKULONCESI EGITIM

Tüm dünyada 3-6 yaş arası, bilimsel olarak eğitim yaşı olarak kabul edilmiştir. Bu yaş grubundaki tüm çocuklar, Anayasamızın 42. maddesine göre eğitim kurumlarından yararlandırılması gereken bireylerdir. 0-6 yaş çocuklarının eğitiminde en önemli rol, başta ana-babaya düşmektedir. Bu nedenle öncelikli olan, ana- babanın bilinçlendirilmesi ve onların eğitilmesidir. Bu, onlara çocuklarının eğitim döneminde, çocuklarına kitaptan oyuncağa, eğitim gereçlerinden görsel iletişim ürünlerine kadar pek çok ürünü, nasıl ve ne zaman almaları ve nasıl kullanmaları gerektiğini öğretecektir.

 

Okulöncesi eğitim, bireylerin yaşamında öylesine etkilidir ki, okulöncesi eğitimden geçmemiş çocuklar çiçeklerin adını, balıkların adını, elmanın neden dörde kesilerek yendiğini, evcil ve yabanıl hayvanların yavrularını ve adlarını, renkleri ve onların karışımlarını, bir bebeğin nasıl doğduğunu, beş duyuyu, sütü, böceklerin evlerini, hangi canlıların yumurtadan çıktıklarını, yeryüzünü, gökyüzünü, vücudumuzu ve tabii ki büyürken onun yaşadığı toplumla ilişkisi kuracağı en önemli iletişim aracı olan anadilini hiçbir zaman öğrenemezler. İşte bu yüzden yükseköğrenimden geçmemiş bir birey belki meslek edinme konusunda eksik kalmıştır; ama okulöncesi eğitimden geçmemiş bir çocuk, yarım, yanlış, temelsiz ve eksik yetişmiş bir birey demektir

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

OKULONCESI EGITIM HAKKINDA.....

15/2/2006 · Kategori: OKULONCESI EGITIM

Okulöncesi Eğitimin Önemi ve Gerekliliği

Okulöncesi eğitim, insan gelişiminin en hızlı ve en duyarlı dönemini oluşturur. Yaşamın ilk yıllarında alınan eğitimin ve geçirilen deneyimlerin, ileri yaşlardaki öğrenme yeteneği ve gelecekteki başarı üzerinde de önemli etkileri vardır. Okulöncesi dönem alarak adlandırılan 0-6 yaş dönemi, çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu, temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerinin en hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönemdir.

İnsan yaşamında böylesine önemli bir yeri olan bu yılların en yi biçimde değerlendirilmesi, nitelikli bir okulöncesi eğitimle gerçekleşebilir. Bu nedenle, okulöncesi eğitimin niteliğini artırmak, en etkili biçimde düzenlemek ve tüm yaş grubuna hizmet edecek biçimde yaygınlaştırmak çok önemlidir.

Okulöncesi eğitim, özellikle, 20. yüzyılın son çeyreğinde hemen her ülkede giderek daha fazla önem kazanmıştır. Pek çok ülkede değişik okulöncesi eğitim modelleri denenmiş, ulusal ve uluslararası kuruluşların desteği ile çeşitli projeler gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz ve diğer ülkeler dikkate alındığında, okulöncesi eğitim her geçen gün daha da yaygınlaşmaktadır.

Okulöncesi Eğitim Nedir?

Okulöncesi eğitim; 0-72 ay grubundaki çocukların gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun, zengin ve uyarıcı çevre olanakları sağlayan; onların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönlerden gelişimlerini destekleyen; toplumun kültürel değerleri doğrultusunda en iyi biçimde yönlendiren ve onları ilköğretime hazırlayan; temel eğitim bütünlüğü içinde yer alan eğitimdir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

DUYGULAR....

13/2/2006 · Kategori: BEGENDIGIM YAZILAR

YENİ BİR GÜN İLE DUYGULARIM

Yaşam ne kadar kısa.Onca zaman geçti hayatımdan.Önceden birkaç yıl önce daha çok gülerdim.Daha mutluydum herhalde,en azından şimdi mutlu değilim.Geçen zamanlarda belki şiirler yazılar daha anlamsızdı.Mutluluğum bu yüzden miydi bilmiyorum.
Şimdi duygularım,hislerim beni boğuyorlar beni havasız bırakıyorlar.Oysa duygularım gerçek, ancak neden beni boğuyor ve havasız bırakıyorlar.Oysa hislerim; sana duyduğum hislerim ,bana dost olmalı ,bana yardım etmeli.Denizin sesi ,görüntüsü daha güzel gelmeli gözüme.Ayın yansıması güçlü,güneşin ışıkları sıcacık olmalı.Ancak öyle değil işte deniz hep dalgalı,ay hep güçsüz,güneş soğuk...İşte bu yüzden resimlerim daha anlamsız,yazılarım karma karışık,şiirlerim düzensiz.
Boşluktayım yine bir uçurumdan düşercesine boşluktayım...Etrafımdakiler mutlu ben ise boşlukta.Yine dalga geçiyor benimle hayatım.Ne kadar istedim başa dönmeyi ama bu boşlukta öyle çaresizim ki.Hayır hayır! Çok da çaresiz değilim.Kurtulabilirim buradan.Kağıdım var kalemim var,azda olsa boyalarım.Yazacaklarım,çizeceklerim beni anlar beni dinler bana kurtulmanın yollarını gösterir.
Paylaşmam gereken bu duyguları ve hislerimi paylaşacak kişi bulduğumda yaşanırsa bu duygular anlam kazanacak,önemli olacak...
Doğada güneşin doğması ve batması için bir gün gereklidir.Yaşamı nasıl yaşamak konusunda seçim yapmak için kaç günümüz var.Ama biliyorum ki güneş nasıl doğuyorsa her sabah sende benim hayatıma doğacaksın birgün.

Sedef

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

"YENGEÇ BURCU"

13/2/2006 · Kategori: BENimle ilgili

Gurubunuz : Su

Uğurlu gününüz : Pazartesi

Uğurlu sayınız : 2

Uğurlu taşınız : Yakut, aytaşı

Uğurlu renkleriniz : Beyaz, gümüş, beyazımsı, gri

Uğurlu çiçekleriniz : Nilüfer, beyaz gül, zambak

Uğurlu kokunlarınız : Misk, müge, leylak

Uğurlu müzik : Aşk şarkıları

En bilirgin özelliğiniz : Sadakat

En büyük emeliniz : Maddi güven

En büyük hatanız : Dikkatsizlik

En büyük arzunuz : Toplumda yükselme


Yengeçler duygusallıkları ve duyarlıkları ile tanınırlar. daha çok kadınlara yakışan bu burç yuvayı simgelediğinden yengeçler yuvalarına düşkün olurlar. Kolay anlaşılabilir ve geçinilir tipler değildirler. İyi günlerinde iyi kalpli, neşeli ,yardım sever, düşünceli ve anlayışlıdırlar fakat herhangi belirgin bir neden olmadan somurtkan ve alıngan olabilirler. Kendileri ile konuşanlara ya ters cevap verir ya a hiç cevap vermezler. içten anlayışlı bir arkadaş olup kimi zaman başkalarının sorunlarını can kulağı ile dinletip ardım etmek islerler kimi zaman da yalnızca kendi dertlerini anlamaktan başkalarını dinlemezler. Yakınlarını ve arkadaşlarını çok sevmelerine arşın bunu pek belli etmezler. Zaman zaman herkesin konuştuğunu zannederler. Bu olay gerçek ise de çok sor bağışlar, kendilerine yapılanı unutmazlar. Ufak bir konuda incinirse çok üstünde dururlar ve olayı büyütürler. Düşüncesizce söyledikleri sert sözlerle arkadaşlarını kırabilirler. Ama kendilerini eleştirilmesinden hiç hoşlanmazlar. Bu sert görünüşlerine karşın çok yumuşak ve iyi kalplidirler Yalnızca kendilerini korumak için bu burcu simgeleyen yengeler gibi kabuklarına çekilir, sert görünüşlü olurlar.

Yengeç'ler çok karmaşık insanlardır. Kendilerini tehlikeden hissettikleri zaman dev gibi güçlü, baz de çocuk gibi zayıf ve savunmasız olurlar somurtkan, kötü huylu ve hırçın ya da iyi kalpli, korucuyu ve yumuşak. Bir sarkaç gibi bu uç oktalar arasında gider gelirler. Bu sarkacın dengede durabilmesi için Yengeçlere mutlu bir yuva güvenlik gereklidir. Sorumluluk duyguları çok gelişmiştir. Aynı sorumluluğu karşılarından beklerler.

Kafalarına bir konu takılmışsa melânkolik, içe dönük ve her şeyden uzak dururlar. Kimi zaman onları oranızda bir duvar varmış gibi hissedebilirsiniz. Bu engeli aşan ve onlarının güvenini kazanan kişiler yumuşak, sevgi dolu bir kişi ile karşılaşırlar.

Aşladıkları işi yarım bıraktıkları hemen hemen hiç görülmemiştir. İşlerine oldukları kadar sevdiklerine de bağlı olduklarından bir kez sevince sürekli severler. Öfke onları acımasız bir düşman yapabilir ama yine de haylaz çocuğunu seven anneler gibi sevmeye devam ederler. Yengeçler ancak sevgi ile yönetebilirler; onlara zorla bir şey yaptırmak isterseniz tam tersini yaparlar. Oysa aşık bir Yengeç'çe yaptıramayacağınız bir şey yok gibidir. yengeç burcunu tanımlayan cümle "HİSSEDERİM" dir. Ev işlerini, özellikle yemek yapmayı severler. Burçlar kuşağının en iyi aşçılarıdırlar dır.

Yengeçler çok kuruntudurlar ve bunu neredeyse bir sanat olarak uygularlar. Dertlerini çoğu kez içlerine atıp gizlemeyi ve bu yüzden acı çekmeyi severler. Bu yüzden de sindirim sistemleri bozulabilir ve hatta ülser olabilirler. Yeri gelince hayır deme cesaretini göstermeyi, hoşgörüsüzlük, çekingenlik ve aşırı duygusallıklarını kontrol etmeyi öğrenmelidirler.

Yengeçler müziğe yatkındırlardır. Bazıları dinsel jonularla çok ilgilenirler.mistik konularla ilgilenirse kendilerini yitireceklerine inandıklarından meraklarını gidermeye çalışır ama derinlemesine incelemekten korkarlar.

Yengeç burcu iyi bir iş adamı, hemşire, ev kadını, ana okulu öğretmeni, denizci, antikacı, tarihçi olabilirler. Olağanüstü belleklerinin yardım ile isim, tarih ve kişisel ayrıntıları hatırlamaktaki başarılarını zekaları ve kurnazlıkları ile birleştirdikleri zaman iyi bir iş adamı olurlar. Soylu ve dingin bir ortamda çalışmayı severler.

Yengeç burcu anneliği de simgeler. Bu yüzden Yengeç'ler annelerine çok bağlı olurlar.çocuklara gösterdikleri bağlılık ve sevgi yüzünden onları rahatsız edebilir. Çocukların büyüdüğünü hiç kabul etmezler ve onaylamadığı bir şey yaptıklarında "Ben gençken böyle bir şey yapmazdı; ozaan her şey başkaydı" diye söylemeye başlarlar.

Yeneç burcunda doğan çocıklar evlerini severler. Onları azarlamak yerine "Böyle yapman beni üzüyor" demeniz yeterlidir. Çok çabuk etkilenir ve incinirler. Dans ve yüzme konusunda başarılı olabilirler.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::